Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bir Kupadan Fazlası: Sahada Birlik, Tribünde İnanç

Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2026 21:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 21:25

İki gün geçti ama o gece hâlâ gözümün önünde.
Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan Turkcell Süper Kupa finali sadece bir kupa maçı değildi; bir karakter beyanıydı.

Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray karşısında skordan çok daha fazlasını kazandı. Sahaya ilk düdükle birlikte yayılan şey özgüvendi. Maç boyunca hırslı, mücadeleci, temposu düşmeyen ve en önemlisi birlik–beraberlik içinde hareket eden bir takım izledik.

28. dakikada Matteo Guendouzi’nin golü tabelayı değiştirdi ama oyunun ruhu zaten çoktan sarı-lacivertlilere geçmişti. Guendouzi’nin ilk maçında golle tanışması tesadüf değildi; sahadaki cesaretin ve doğru rol paylaşımının sonucuydu. İkinci yarının hemen başında Jayden Oosterwolde’nin attığı gol ise bu üstünlüğün mühürlenmiş hâliydi. Oosterwolde’nin sakatlanarak oyundan çıkması üzücüydü ama ortaya koyduğu mücadele alkışı fazlasıyla hak ediyordu.

Bu maçta Fenerbahçe yalnızca kazanmaya odaklanmadı; nasıl kazanılması gerektiğini de gösterdi. Top rakipteyken bile oyunun kontrolünü elinde tutan, rakibini hataya zorlayan, kolektif aklı sahaya yansıtan bir takım vardı. Galatasaray’ın oyun kurmasına izin vermeyen bu disiplin, sezonun geri kalanı adına da güçlü bir işaret fişeği oldu.

Elbette bu tablonun arkasında saha kenarında doğru dokunuşlar var. Teknik direktör Domenico Tedesco, takımı yalnızca taktik olarak değil, zihinsel olarak da maça hazırlamıştı. Oyuncular ne zaman pres yapacağını, ne zaman oyunu soğutacağını biliyordu. Bu netlik sahaya güven olarak yansıdı.

Bir diğer önemli parantez de kulüp yönetimi için açılmalı. Başkan Sadettin Saran’ın istikrar vurgusu, kulübün son dönemde yakaladığı birlik havasında belirleyici oldu. Sahadaki dayanışma, tribündeki inançla birleşti; kupa kaldırılırken ortaya çıkan tablo bir sezonluk değil, uzun vadeli bir hikâyenin başlangıcı gibiydi.

Fenerbahçe bu zaferle Süper Kupa’yı dördüncü kez müzesine götürdü. Ama asıl kazanım, taraftarına yeniden umut veren bir oyun kimliği oldu. Eğer bu hırs, bu tempo ve bu birlik korunursa, önümüzdeki haftalarda daha cesur, daha keyif veren bir Fenerbahçe izleyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.